Posts Published by Edebiyat Sahnesi

Elif – İnci Aral

Işıltılı, yer yer işlemeli bir beyazlığın içinde oturuyor. Kınadan kararmış ellerini yorgun bir gevşeklikle kucağında unutmuş. Duvağın altında incecik incecik örülüp bağlanmış saçları, Mehmet Ali uğraşıp çözsün diye. Pencerenin önündeki sedirde oturuyor. Ağaçtan oyularak uyumsuzca…

Devamını Oku

Acemi Bülbül

Acemi bülbülüm bugün bağlarda, Nağmemi dinleyen gül bulamadım. Ağaç ağaç gezdim koca dağlarda, Beni konuk eden dal bulamadım Nasrettin Hocadır bizim pirimiz; Nice ustalara denktir birimiz. Bu âlem içinde var mı yerimiz? Seksen bir dışında…

Devamını Oku

Gel İçimde Ağla – Durali Yılmaz

Yaşlı gözlerini göstererek, o sevimli, küçük başını göğsüme yaslama. “Neden gözlerin yaşardı?” diyorum; kesik kesik nefeslerle susuyorsun, başını kaldırıp bakmıyorsun yüzüme. Biliyorum duygularını anlatamıyorsun. Çünkü hiçbir sözlükte senin duygularını anlatabilecek bir kelime yok. Sen başkalarının…

Devamını Oku

Salkım Söğüt

Akıyordu su gösterip aynasında söğüt ağaçlarını. Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından yaralı bir atlı yuvarlandı atından! Bağırmadı, gidenleri…

Devamını Oku

İstanbul’u Dinliyorum

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Kuşlar geçiyor, derken Yükseklerden, sürü sürü,…

Devamını Oku

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor…

Devamını Oku

Kaldırımlar 1

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık. Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık….

Devamını Oku

Akıl Yükü

“Akıl yükü” sözüyle zihnimde iki anlam beliriyor: Birincisi aklın kendisinin yük olması, ki bunun (odun yükü gibi) bir taşıyanı olur; ikincisinde ise belli bir yük var (eşek yükü gibi) ve taşıyıcı da akıldır. Birinci anlamda…

Devamını Oku

Kırsalda Yaşamak

Ben bir köyde doğdum ve çocukluğumu köyde (kırsalda) yaşadım. Kırsalın sakinliğine, doğanın doğal seslerine/ sessizliğine alışmış olduğum için gürültülü ortamlar, müzikli de olsa, beni hep rahatsız etmiştir. Kırsalı anlatan edebî ürünler öncelikli olmuştur benim için:…

Devamını Oku

Taşı Gediğine Koymak

Bu yazımda nükteden söz etmek istiyorum. Bunun için de bu güzel deyimin yazıya başlık olmasını istedim. “Nükte”nin Türkçe Sözlük’teki karşılığı “İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri”dir. İnce, güzel nükteler yapan kimseye de, nükteci (nüktedan)…

Devamını Oku

Dostluk

Friedrich Von Schiller (Fredrik Fon Şiller)’in 10. Sınıf Dil ve Anlatım kitabında yer almış olan Kefil adlı hikâyesini derste okuduk. Dostluk temasını işleyen bu hikâyede birbirleri için hiç tereddüt etmeden canlarını verebilecek iki kişi var….

Devamını Oku

Güzel Söz

Bu yazının başlığı bir sıfat tamlamasıdır. Bu tamlamadaki “güzel“, “söz” ismini niteleyen bir sıfattır. Böyle yapısal bir değerlendirmeyle yazıya başlamaktaki amacım şudur: “Güzel söz” bazen “güzel söyle-(mek)” ile karıştırılıyor. Halbuki “Güzel söyledi.” cümlesindeki “güzel” sözü…

Devamını Oku

Paylaşmak

Paylaşmak, pay isminden türemiş bir fiilin ismidir. Sözlük anlamı; “aralarında bölüşmek, pay etmek”tir. Dünya yaratılalı beri insanlar, kendilerine sunulan imkânları paylaşır dururlar. Tanışmak, anlaşmak, paylaşmak… Güzel bir paylaşımın arkasından anlayış, güven ve huzur gelir. Yani…

Devamını Oku