BİR GEMİ YELKEN AÇTI
Bir gemi yelken açtı
hayâl iklimlerine,
Civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı
Rüzgâr
sürüklenirken derinlerden derine;
Hayâl iklimlerine bir gemi yelken
açtı.
Beyaz yelkenlerinde ölgün bir kızıllığın
Titrek son akisleri
dalgalandı belirsiz;
Toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın
Hırçın bir
fırtınayı düşünüyordu deniz.
Ufuklarda solarken altın şafak gülleri
Yabancı âlemlerden sâadetler, emeller,
İhtiraslar bekliyen kimsesiz
gönülleri
Gizlice sıkıyordu kızgın demirden eller.
En katı
yüreklerinin bile bu sabah iki,
Üç damla yaş kurudu solgun
yanaklarında;
Açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
Bugün de erişilmez o
diyâra, yarın da...
Mâdem ki o iklime erişmeye imkân yok,
Neden böyle
vakitsiz enginlere çıkışlar?
Bulutlar toplanıyor, ufukta dalgalar çok,
Kış geliyor, yelkenler emin bir yerde kışlar!
Yolcular diyorlar ki:
-Erişmek ümidi az;
Biliriz dalgaların her biri mezarlık.
Belki de
içimizden hiçbiri ayak basmaz ,
Lakin yolunda ölmek, bu da bir bahtiyarlık!
Ufkun dört duvarına kanadını vurarak
Rüzgâr sürüklenirken
derinlerden derine,
Gümüş yelkenlerini yüksekten savurarak
Bir gemi
yelken açtı hayal iklimlerine.
ALİ
MÜMTAZ AROLAT (1897-1967)