Güzel Söz

Bu yazının başlığı bir sıfat tamlamasıdır. Bu tamlamadaki “güzel“, “söz” ismini niteleyen bir sıfattır. Böyle yapısal bir değerlendirmeyle yazıya başlamaktaki amacım şudur: “Güzel söz” bazen “güzel söyle-(mek)” ile karıştırılıyor. Halbuki “Güzel söyledi.” cümlesindeki “güzel” sözü zarf görevindedir ve cümleye kattığı anlam sıfattan farklıdır.

Sıfat tamlamasındaki “güzel“, kastedilen sözün güzel olduğunu bildirir. Bu söz kimin ağzından ya da kaleminden çıkarsa çıksın değişmez. Çünkü sözün kendisi güzeldir. “Güzel söyle-(mek)”deki “güzel” sözü ise konuşmanın ya da konuşma biçiminin güzel olduğunu anlatıyor. Güzel söyleyen (konuşan) kişinin söylediği sözler güzel olmayabilir.

Bu başlık, aynı zamanda yazının da konusudur. Öyleyse ben bu yazıda “güzel söz”ü anlatmaya çalışacağım, diyebilirim.Güzel sözü Kur’an’dan hareketle anlatmaya çalışacağım.

“Güzel söz” tamlamasının Kur’an’daki karşılıklarını şu ayetlerde görmek mümkün:

İnsanları Rabb’inin yoluna hikmet ile ve güzel sözler (mev’ızatü’l-hasene)le davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü kimin yoldan saptığını herkesten daha iyi bilen, kimin doğru yolda olduğunu da herkesten daha iyi bilen, muhakkak senin Rabb’indir.” (Nalh-125)

Davetimizde güzel sözlü olmamız vurgulanmış.

“Onlar ki, söz (kavl) ü dinlerler sonra da en güzeline (ahsenehû) uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. Akıl sahibi olanlar da işte onlardır.” (Zümer-18)

Her sözü dinleyeceğiz ancak güzel olanına uyacağız.

“Allah, kelamın (sözün) en güzeli (ahsen’ül-hadîs)ni ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. Allah’ın rehberi, işte o kitaptır ki, Allah onunla dilediğini doğru yola çıkarır, her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.” (Zümer-23)

Kur’an’ın sözleri, sözlerin en güzelidir

“Ben şüphesiz ki Müslümanlardanım,” deyip, iyi amel işleyerek Allah’a davet eden kimseden daha güzel söz (ahsen’ü kavlen)lü kim olabilir?” (Fussilet-33)

Güzel amel işleyerek Allah’a davet edenlerin sözleri de güzeldir.

“Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel söz (kelime’tüt-tayyib), kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.” (İbrahim-24)

Güzel söz, ulu bir ağaç gibidir.

“Kim izzet (ululanmak) istiyorsa, bilsin ki izzetin hepsi Allah’ındır. O’na ancak güzel sözler (kelime’tüt-tayyib) yükselir. Onları da Allah’a salih amel ulaştırır. kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.” (Fatır-10)

Bu son ayette, güzel söz-salih amel ilişkisi dikkatlerimizi çekiyor.

“Kullarıma söyle, sözün en güzel (ahsen)ini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” (İsra-53)

Bu ayette de güzel sözden uzak olana, şeytanın musallat olacağı vurgulanıyor. Yani kışkırtmalara kapılmamak gerekir.

Burada sıraladığımız ayetlerden şu öz çıkarılabilir: Kur’an’dan konuşan, Kur’an’la konuşan, Kur’anlı konuşan güzel söz sahipleridir. Bunların başları dik, alınları ak, yolları açık, yürekleri sağlam olur.

Güzel sözün olumlu etkisini vurguladığı için yüzlerce yıl öncesinden seslenen Yunus Emre‘ye de kulak verelim:

Sözünü bilen kişinin

Yüzünü ağ ede bir söz

Sözünü pişirip diyenin

İşini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı

Balıla yağ ede bir söz

Atasözlerimiz arasında da “güzel söz”le ilgili güzel sözler yer almış. İşte birkaçı:

“Tatlı dil (söz) yılanı deliğinden çıkarır. Tatlı ye, tatlı söyle. Tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığı. Doğru söz yemin istemez.”

Cezmi GENÇTEN

Yorum Gönder