Dostluk

Friedrich Von Schiller (Fredrik Fon Şiller)’in 10. Sınıf Dil ve Anlatım kitabında yer almış olan Kefil adlı hikâyesini derste okuduk. Dostluk temasını işleyen bu hikâyede birbirleri için hiç tereddüt etmeden canlarını verebilecek iki kişi var. Buradaki fedakârlığı anlamakta zorlandı öğrencilerim. Açık sözlü birkaç öğrenci, böyle bir dostluğun gerçek dünyada yaşanamayacağını söyledi.

“Dost dediğin dostu için canını bile verebilmeli.” düşüncesini savunduğumda şu itirazlarla karşılaştım:

─ Bu dost da kim oluyor hocam? Anam mıdır, babam mıdır?

─ Hocam, insan anası ve babası için bile kolay kolay canını veremez.

─ Geçelim bunları hocam! Bunların hepsi hikâye! Paran varsa herkes senin dostun!

Evet, dostlarımız anamız değil, babamız değil! Cansa çok kıymetli! Örneğini okuduğumuz, sınıftaki öğrencilerin çoğunun çok abartılı bulduğu bu dostluk, bir kurmaca metin olan hikâyede geçiyor.

Farklı düşünenler var mı? diye sınıfı tekrar yokluyorum.

26 Kişilik sınıfta, beni destekler gibi gözüken öğrenci sayısı bir elin parmakları kadar yoktu. Bunlar da kuvvetle savunuyor değildi düşüncelerini. Bu yüzden sesleri zayıf, sözleri vurgusuzdu.

Sözü bu noktada bırakamazdım. Yararı olur umuduyla kendimce nasihat çektim.

Akşam, bu yazıyı oluştururken bayağı bir duygulandım; insanlık için karamsarlığa kapıldım. Birçok yerde duyduğum, okuduğum “İnsanlık öldü mü?” sorusunu ben de sordum kendime. Hatta yeni kuşak için umutsuzluğum bir hayli büyüdü…

İnsanlar sıkıştıklarında, bunaldıklarında, çaresiz kaldıklarında bir çıkış yolu ararlar ya, ben de konu ile ilgili olarak kendimi rahatlatabilecek bir çıkış yolu aramaya koyuldum. Önce öğrencilerim için “bunlar daha çocuk, bugün böyle düşünüyorlar ama yarın hayatı tanıdıkça -az da olsa- fedakâr insanları gördükçe düşünceleri değişecektir.” dedim.

Asıl iki dostumun -kendi aralarında- dostluklarını düşününce rahatladım. Gerçek dostluğun sınırlarını nereye kadar genişletebilirseniz onların dostluğu bütün bu alanı doldurabilir kanısındayım. Şimdi rahatlıkla ve büyük bir inançla şu sözü yazıyorum buraya: “Gerçek dünyada da dostu için, canını bile verebilecek insanlar var.”

“M.T.” ile “H.K.”de somutlaşan dostluğun nelere ihtiyaç duyduğunu şimdi daha iyi düşünebiliyorum:

Dostluk sevgi gerektirir. Sevgi, sabır gerektirir. Sabır, özveri gerektirir. Yani özverisiz sabır, sabırsız sevgi, sevgisiz dostluk olmaz.

Cezmi GENÇTEN

Yorum Gönder